Musahiplik Erkanı

Musahiplik Erkanı:

Yıldızeli Banaz Köyü, Pir Sultan Abdal’ın ser veripte sır vermediği köyü, nice yiğitler ,o yaylada Yavuz Sultan Selim katarlarıyla savaşıp ter döktüler, ‘’Ölsem’de terk eylemem Pir’imi ‘’ diyerek Pir Sultan Abdal ocağına bağlı yarenleri , Pir’lerinin yolunda nice kelleler verdiler. Ama yolundan dönmediler. Dönmedikleri gibi ogün bugündür  kendi imkanları doğrultusunda yaşam mücadelesi vermekteler ve dedelerinden aldıkları yol ve erkanı yaşamlarının bir parçası olarak gördüler.      
                                                                                                          Haydar Şimşek, Pir Sultan Abdal ocağının postnişi olarak  Erzincan, Erzurum, Kars ve Sivas  yörelerde talıp’lerinin hal ve ıstekleri, yol ve erkanları, bunun yanında aşiret arasındaki anlaşmazlık ve buna benzer olumsuzlukları giderip , Pir’inde aldığı yol ve
erkanı kendisine, onurlu bir görev saydı. Bu esnada banaz köyündeki erkanları , kendisinden el alıp ,yani rızalık  alıp yol  verdiği, Turan dede, Zeynel dede, Rıza Türkan dede ,Mustafa dede, hatta bir çok dedeye el verip , ‘’Dört kapı ,kırk makamı ,’’ ilkeleri ile  -hizmet edin diye , doğu ve batıya  göndermiştir. Halen İbrahim Türkan dede inançsal olarak hizmetlerini yerine getirmekteler.
                                                                                  Bizim evdeki kayıtlarda bulunan ,’’ Musahiplik erkanı’’   (Yol kardeşi) ile ilgili kayıtları sizlere sunmaya çalışacağım.
                                                                                                                                                                                                                                                                      -14-
                                                                                              Haydar Şimşek’in deyimiyle , musahip olacak can-ların yukarıdada belirtiğim gibi, kendi aralarında karar verip, Pir-in huzuruna varırlar. Pir gayet onay vermiş ise bu canlarımız bir buçuk sene , birbirlerine tanıma süresi verilir. Bu zarf suresinde kararları olumlu veya olumsuz , neşekilde olursa olsun , rehberin ve daha sonra Pir-in huzuruna varılır. Kararları pozitif ise , Pir, Rehber-e  teslim eder.  Rehber  ne  yapmaları gerektiğini bir bir anlatır. Sonrada iki ‘’Kurban’’ la birlikte rehber eşliğinde Pir-in huzuruna varırlar. Pir Kurbanların dualarını eder. Vede  kurban’ın erkek olması gerektiğini , rehbere tekrar hatırlatır. Rehber musahip olacak canları , ‘’Kapıcı’’ ve ‘’Gözcü’’ baba-ya teslim eder. O hafta değilde, bir sonraki  ‘’Perşembe’’ günü için ,’’Peyk’’ baba tarafından , komşuların evlerine kadar varıp , haber eder.
  Bu arada en önemlisi Pir Sultan Abdal  Köy-nde erkan yürütüleceğinden , köy sağlam güvenilir, bekçi babalar tarafından , emniyete alınır. Pir Sultan Abdal Köyü, zaten Ziyaret yaylası   eteğindedir.Köyün hemen üstünde Pir Sultan Abdal’ın oğlu Seyıt Ali yatmaktadır, onun hemen yanındaki kayalık bölümünde dedelerim babam Haydar Şimşek’in büyük dedesi Ahmet  Şimşek dede, yatırı vardır. Hemen yanında ise Pir Sultan Abdal uğruna şehit olmuş , can dostları yatmaktadır. Bu yaylada daha çok şehit olmuş yüzlerce Pir Sultan Abdal-ın evlatları vardır. Kısmet olursa elimdeki kayıtlardan tam türkçeye çevirip sizlere sunmaya çalışacağım. Bu hizmeti yerine getirmek , benim için kolay olmayacak ama neye mal olursa olsun , dedelerimin bize bıraktıkları emanetleri siz okuyucularımla paylaşmak benim için en büyük şeref olcak . Beklemenizi  vede zamana ihtiyacım  olduğunu belirmek isterim.        

                        ‘’Pir Sultan Abdal’ ın Tekke’sinin yanındaki evi var . Bu ev, babam Haydar Şimşek  ve dedem Ahmet Şimşek ve köydeki ahali canların yardımları tarafından yapılmıştır. İşte bu evde genellikle, cemler yapılır, kurbanlar tığlanır, çevre köylerden gelen adaklar bu evde dualanıp; dilekleri yerine getirilmiş olur. Musahip olacak canların da dilekleri bu evde karara bağlanır.’’    -15-
Bu arada kaldığımız yerden birlikte okumaya çalışalım. Perşembe akşamı gelip çatmıştır. Komşular eşleriyle vede el emeği göz nuru lokmaları ile  birlikte Tekke evine girmeden önce ,’’Pir Sultan Abdal ‘’  ın Horasandan , ‘’Asası’’ ile  getirdiği, o kutsal Taş’ı  niyaz edip, yüzlerini sürüp ; cem evininde eşiğine niyaz edip , ‘’Kapıcı’’ baba eşliğinde , ‘’Gözcü’’ babaya gelen ahali canları teslim eder, kapıcı tekrar eşik başında görevinin başına gerisin geri döner.  Gözcü baba cem evine gelen canların sağ yanında asası ile , ‘’Hak meydanına’’ niyaz edip, canların cemal cemala oturmasında yardımcı olur.  Tüm canlar -16- yerlerini aldıktan sonra , bu arada önceden rehber ve aşık babalar oturmuş olup, pir – in ‘’İmam’’   lar postuna gelmesini beklerler. Pir huzura gelmeden önce , ‘’Pir Sultan Abdal ‘’  tekkesine niyaz edip, destur almadan temanna-ya varmaz. ‘’Temenna edeyim , destur olursa’’ der.
                                                                                  Pir-im deyü divanına geçeyim
                                                                                  Desti-nizden ab-ı hayat içeyim
                                                                                  İzniniz olursa ağzım açayım
                                                                                  Bir ma’na söyleyim destur olursa                                                                                                           

 Pir tekke’nin eşiğine ve ‘’Kutsal Tekke’’yede  niyaz edip ,   cem evine gelir o esnada cem-evinin eşiğine niyaz edip, ‘’Bismişah Allah Allah, Menim bülbül , bugün gülzara geldim. Halimi arzetmeye dildare geldim. Koyarlarsa bizi içeri erenler kapıda düşmeye didare geldim. Bir cemal zatı bala Al-ı aba rasalavat. Hü dost’’. der kapıcı baba eşliğinde ‘’Kırklar meydanı’’ na varır ve  şöyle sual eder, (Daha önceden Rehber gelir ve dergaha gelen konukların Kırklar meydanına niyaz eder, bu esnada rehber gelen canlara duasını eder.)
-16-
Temennaya geldim Erenler size
Temenna edeyim destur olursa
Mürvet’ kapılarını  bağlaman bize
İçeri gireyim destur olursa                                         
                                                                               
 Dede , temennasını aldıktan sonra, önünde serili olan ‘’Post Makamını’ nin sağına,onüne , soluna niyaz edip,   İmam’ lar makamına geçip, sağ elini göğsünün üzerine koyup, sol elini sol yanına bırakır. ( İki elinide sol el altta , sağ el üstte olmak kaydıyla kemerine gelecek şekilde de koyabilir.)

Bu yolun iler-si Haktır                                                                                                                                          Kur-an oldu dilimiz
Mürüvvet kerem Erenler                                                                                       Sırr-ı hakikat yolumuz
Bu yoldan özge yol yoktur                                                             İmam Cafer-dir Ulumuz
Mürüvvet kerem Erenler                                                                                       Mürüvvet kerem Erenler


Yolda nefis öldürmezler                                                                             Pir Sultan’ım hale geldik 
Mürit düşse kaldırmazlar                                       Hal içinde yola geldik
Mür-vet dese düşürmezler                          Mansur gibi dara geldik
Mürüvvet kerem Erenler                                                   Mürüvvet kerem Erenler


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder