Dede , temennasında sonra usulca yerine oturur ve köydeki , canlar arasında bir sorun olup olmadığı , ahali canlar arasında birbirinin arasındaki sorunları halleder. Sonrada , döktüğünüz varsa, doldurun, ağlattığınız varsa güdürün, bir yoksul kalbi kırdıysanız, gönlünü alınız, ‘’Bu yola hile katılmaz / Bundada harmühre satılmaz/ Ya gevher ya la-l isterler/ Pirimi sorarsanız Ali-dir Ali/Altında çakılmış Düldül’ün dalı/ Kim sürdü kuyuda kırk arşın yolu/ Bu yolun erkanını bilenler gelsin’’. Dede buna benzer Pir Sultan Abdal demelerinden sonra, söze ve öze gelir. Delil hizmeti uygulanır.
Seccade hizmeti tamamlanmış olur.
Bu aşamadan sonra dede Rehber en başta Musahip canları , gözcü baba eşliğinde Hakkın huzuruna gelirler; (Burada Musahip olacak canların Anne ve Babaları , yoksa en yakın akrabalarında karı koca ,Musahip olacak canların hemen arkasında , Kırklar meydanına gelene kadar rehber ortada gözcü en önde olmak kaydı ile birlikte gelinmelidir. Bizdeki kaynakta böyle ifade eder.) O esnada hak meydanına gelmeden üç adım kala ilk adımda Allah Muhammed Ya Ali, ikinci adımda yıne Allah Muhammed Ya Ali , üçüncü adımda yıne aynısını tekrarlarlar. Hakkın huzuruna gelince , secdeye gelip niyaz edip ayağa kalkarlar ( secde ederken sol el altta sağ el üste ü yanı sağ elin avuç kısmı üstte gelecek şekilde , niyaz ederler , yine bu arada içlerinde Allah Muhammed Ya Ali diyerek secdeden doğrulur vede Mansur darında sağ el göğsün üzerinde , sol el yan tarafında düzgün şekilde serbest bırakılır, kafası sağ yanına az bir şekilde eğilip , ‘’Hu tarıkat erenleri’’derler. Bu sırada dede ‘’ tarıkat yolcusu Hü tarikat yolcusu ! Nerden gelip nereye gidiyorsunuz’’ dedikten sonra , Rehber,
Pir-im cemaatın varlığına , Tanrının birliğine inanarak Muhammed- Ali’nin yoluna , Hünkar Hacı Bektaş Veli-nin katarına girerek , Muhammed-e ümmed, Allah’a kul, Hüseyin-e talip olmak için adlarını andığımız kişilere inanarak , güvenerek geldik. Ölümümüz olur, dönüşümümüz olmaz. Önünüzde başımız açık , ayağımız yalındır. Özümüz darda yüzümüz yerdedir. Pir-den ne gelirse Allah Allah evalllah ‘ dedik durduk darına. Boynumuz kıldan ince , yolumuz kılıçtan keskin. İnandık iman getirdik. Huzurunuzda birliğe yettik.’’ Hayır himmet eyleyin!
Dede, duasını eder, geldiğiniz yoldan durduğunuz dardan , çağırdığınız pir-den şefaat göresiniz, Yüce Allah , dilde dileğinizi, gönülde muradınızı vere, Pirimiz Hazreti Hünkar-ın yüzü hürmetine sizleri doğru yoldan ayırmaya, yolunuz Pir Sultan Abdal-ın yolu, himmeti Kul Himmet ola, dil bizden duası Allah-tan gerçeğe hüü mümine ya Ali.
Rehber ,
gözcü baba eşliğinde tekrar secdeye niyaz edip, diz üstü otururlar . Gözcü baba asası sol omzunda yukarı gelecek şekilde tutar. Sağ eli göğsünde kapanık şekilde durur. (Anlam’ı Pir makamına vede Kırklar meclisine en büyük itaat başım bedenim yolunuza fedadır ; anlamı ifade eder, ayrıyeten cemde sukuneti sağlar , gözcünün bir gözü daima Rehber-de vede Pir makamında dır. )
Dede Musahip olacak canlara , canlar biraz sonra kardeş olma erkanı yürütülecektir; kendilerinizi hazır hisssediyor, verilmiş olan ikrardan dönülmeyeceğini hatırlatır, Yüce Allah sizlerin verdiğiniz ikrarınızdan daima yanınızda ola! Yolunuz ve menziliniz Yedi Uluların menzili ola! Der ve ‘’Hü marifet yolcuları, nereden gelip nereye gidiyorsunuz!’’ sorusu sorulur.
Rehber,
‘’Marifetten gelip sırrı hakikate gidiyoruz’’, der Mürşit :
‘’Gidemessiniz! Kış var , aşılmaz yüksek dağlar var , geçit vermez yol yok ikrar olmayınca , ikrar var var ama söz olmayınca, hal erenleri , yol erenleri bu yol demirden leblebi, bu yol kılıçtan keskin gidilmez bu yol bir bedir diyarı, el ele el Hakka vermek olmayınca , Pir Sultan Abdal geçit vermez özde ikilik olunca’’ Gelenin malı , dönenin canı, bu sual bize Hak oldu yüzyıllaca’’. Açıklamasını yapar .Bu sırada Rehber , musahip olacak canların adına Pirinden himmet alır. .-20-
‘’Pirim cemaatın varlığına, Tanrı-nın birliğine inanarak Muhammed Ali-nin yoluna, Hünkar Hacı Bektaşi katarna girerrek , Muhammed-e ümmet, Allah-a kul, Hüseyin-e talip olmak adlarını andığımız Ululara inanarak bu yola baş koyduk. Ölümüz olur, dönüşümüz olmaz. Özümüz darda, yüzümüz yerdedir, Pir-den ne gelirse Allah eyvallah dedik durduk darına, himmeti sizden ola, hükmü Yüce Allah-dan ola .
Rehber-in sözünden sonra Mürşit eyvallah der hemen söze başlar İkrarınız imanınız kabul ola , Allah sizleri doğru yoldan aırmaya der . Bu arada Rehber Pir-e buyurur, Pirim size ‘’ Bir çift koç getirdim , işte biri yanımda diğeri sol yanımda , her biri de benzer gökteki aya. Pir musahip canlara hitaben olumlu hitabelerde bulunur, örneğin bu bir kardeşlik antıdır, açlıkta , yoklukta birdir, biriniz aç diğeriniz tok olamaz, bundan dolayı birlik olmak , doğru olmak , yalan söylememek dir, aksi takdirde derdinize derman bulamassınız
Musahip musahibe demese beli
Dünya ahrette eğridir yolu
Ona şefaat etmez Muhamed-Ali
Söyleyen Muhammed, dinleyen Ali
Musahip musahipten yolunu ayıra,
Hak vura onun temelini devire, -
Yedi cehennem narına ona buyura,
Söyleyen Muhammed, dinleyen Ali,
Pir musahip canlara gerekli açıklamaları tekrar tekrar açıklar, bu yolda yalanın ve hıyanetin yer olmadığını özellikle vurgular. Yolumuz Muhammed-le Ali üzerine kurulmuştur; bu yolda gidenin malı dönenin canı , yoktur bundan gayrı ötesi der ve musahip canlar başlarını sallayarak evet derler.
Mürşit, Ey canlar benim bu sözleri size söylediğime bu cemaat şahit olsunmu? Vaktın İmamı şahit olsunmu Ay, Güneş şahit olsunmu? Yer Gök şahit olsunmu ? Ölünceye değin ikrarınızdan dönmeyeceğinize Allah-a kul, Muhammed-e ümmet Ali –himmet –Hünkar-ı yol ,Pir Sultan Abdal-a ikrar ve yolunuzdan dönmeyeceğinize bu cemaatın huzurunda söz veriyormusunuz? Eyvallah Pir-im derler.
Tekrar Mansur darına durup, ayaklar mühürlenerek , (Bu arada Rehber her zaman sağbaşta , Gözcü baba erkan bitene kadar musahip canların sol yanında yer alır) Mürşit şu gülbengi okur. Pir cemaatı secdeye davet eder, cemaat secdedeyken , Pir şu duayı eder.
Allah Allah .. geldiğiniz yoldan durduğunuz dardan çağırdığınız Pir-den şefaat göresiniz! Cenab-ı Hak Hünkar Hacı bektaşi Veli ,yedi Ulular, bu yolda şehit olan eren ve Evliyalar dualarınızı ve ikrarlarınızı bozmaya, yolunu dardan bu divandan ayırmaya! Şeytanın şerrinden düşmanın tuzağından Allah saklaya bekleye, dilde duanızı kabul eyleye , Gerçeğin demine Hü. Cemaat secdeden kalkar.
Pir , ey musahip olacak canlar, girdiğin Hak kapısı , durduğun Fatıma ana darı, ne gördün ne işittin der Rehber,
‘’İkrar İman’’!
Mürşit, İkrarın imanın yoldaş olsun. Dar’a gel doğru söyle! Dost gönlünü incitme . Doğrulun !’’ deyince musahipler başlarını secdeden kaldırır, diz çökerler. -22-
Mürşit bu arada cemde bulunan cemaate seslenir , ‘’Cem erenleri aranızda musahip olacak canlardan , kırgın ,dargın olan varsa dile bile gelsin , eğer dargın varsa gelir , (Rızalığını alır ve helal eder, geri yerine gider, erkan kaldığı yerden devam eder) kimseden ses çıkmayınca dede, bu soruyu üç defa tekrarlar . Cemaat-in rızalığını alır bu arada Mürşit musahip canlara hitaben, sufiler, Rehber-in elini öper, akabinde birbirleri ile niyazlaşırlar.
Mürşit , sufilere hitaben canlar ilk kapı, Pirmiz Hünkar’ın buyurduğu gibi , ilk kapı Şeriat, ikinci kapı tarikat, üçüncü kapı marifet, sonra sırrı hakikat Hakmı? Rehber:
Eyvallah . Mürşit :
On İki İmam-ı Muharrem orucu, üç Hıdırellez, kırksekiz Perşembe, her Perşembe akşamı lokma ibadeti, bunlar Hak yerine getireceksiniz. Her Aleviyim diyen can bunları kendisine onur ve görev saymalı. Elinizle koymadığınızı ve gözünüzle görmediğinizi görev bilmeli.
Musahip canlar , ayağa kalkar önce öndeki Hak Seccadesine niyaz eder, sonrada Pir-e himmet edip , ön safhadaki canlarla niyazlaşır. (Cemden sonra eve giderkende diğer canlarla niyazlaşıp evine gideblirler) sonrada tekrar dara durup, Pir kısa bir gülbank verir .
Naz ,niyaz, tecella, temanna Hak defterine kayıt olsun’’. Diyerek duayı bağlar. Bu sırada Mürşit cemaattan yine rizalıklarını alır. Bu sırada Pir Ayağa kalkıp , Hırkasını bağladıktan sonra , Seccadeyi , Rehberle Pir Sultan Abdal’ın Horasandan getirdiği, ‘’Kutsal Taş’a, götürüp , usulca koyup, şıu gülbengi okur. Bismişah Allah Allah yüzümüz yerde , özümüz darda, biz canlar senin huzurunda , el açıp, tövbe edip, bilerek bilmeyerek size karşı bir hatamız noksanımız oldu ise, bağışla Ya Rabbi, en büyük sensin ,senin eşin ve benzerin yoktur Ya Rabbim. Böyle kutsal bir günümüzde ,Pirimiz Pir Sultan Abdal’ın yüzü suyu hürmetine hanesinde, senin Ulu ismin Hakk-ı için ibadetimizi, niyazımızı kabul eyle Ya Rabbimder Rehber Seccadeyi elinin üstünde tutar ,Tekkeyi niyaz edip, gerisin geri eşiğide niyaz edip, bekçi babayla birlikte Pir-in huzuruna gelir. ( Tekke ile Yapılan cem evi duvar duvaradır. Cem ve musahip erkanları her zaman bizim evde olurdu .Pir Sultan Abdal’ın kendi hanesi , bu gerçekleri yazmak zorundayım. Soyla sopla övünülmez, ama bizler Ulularımız-ın adına hizmetler yürütüyorsak , onların adını anmadan, bir kağıt parçası dahi yazamayız, yoksa ejdatlarımız,ın kemikleri sızlar. Şu bir gerçek yanlışım eksiğim olursa Allah için bağışlayın, bizler kendi kendimizi yetiştiren bir ortamdan geliyoruz ,çok şeyler yazmak isterdim ama konumuz bu değil beni bağışlayın.)
(Dahası karışık bir türkçeyi ,yeni şimdiki diyalektiğe dönüştürmek benim için biraz zorlaşıyor. El yazmasındaki yazılanlar fazlasıyla okunmuyor. Elimden geldiğince şimdiki düzgün türkçede yazmaya çalışıyorum)
Rehber , Seccadeyi tekrar niyaz edip, Pir-e takdim eder. Pir Seccadeyi açıp, musahip canların kafalarının üstüne usulce örtmeye çalışır, bu arada gözcü baba ve Rehber Pir-e yardım eder; musahip canlar seccade-nin altında durmaktadırlar; heyecandan vede içlerindeki temiz duyguyu terleyerek yüzlerindeki masum hali her şeyi açık bir şekilde belli idi.
Bu arada Pir gülbang-ı okur ve Rehber seccade-yi alır ve dörte katlayıp ,(Allah ,Muhammed,.Ali,On İki İmamları temsil eder) elinin üstünde tutar, bu sırada Pir musahip canların ‘’Tarık’’ çubuğuyla Allah Muhammed Ya Ali diyerek sıvazlayıp, dualar eşliğinde , Tarık çubuğunu rehber-e teslim edip, rehber kılıfına koyup Pir-in ön tarafına usulca bırakır. . (Tarık çubuğu , Pir Sultan Abdal-n Tekke-sinin içinde , büyük babam ve dedemlerin diktiği,‘’Erik’’ağacından yapılmadır.) Sonrada Pir makamını niyaz edip yerine usulunce oturup gülbengi ile devam eder.
Bismişah Allah Allah , geldiğiniz yoldan, durduğunuz dardan, çağırdığınız pirden şefaat göresiniz, dilde dileğiniz, gönülde muradınız Hakka yazıla, gerçeğe hü mümine Ya Ali..
Bu sırada ferraş gelip gelmek üzere Hakkın huzuruna gelmeden önce üç adım kala Allah Muhammed Ya Ali der ve her adımda bunu tekrarlar, son adımda huzura gelip, meydana üç sefer Allah Muhammed –Ali diyerek süpürgeyi çalıp dara durur . Ve şu duayı okur ‘’’’Hüseyni Kerbela için gözlerim kan yaştır. Yüz bin kere lanet olsun kafirin bağrı kara taştır. Pirimiz Kırlar içinde Seyyidi Ferraş-tır. Bercemali Muhammed , Kemal-i İmam Hüseyin, İmam Hasan ra salavat!’’ hayır himmet Pir-im.
Pir Ferraş baba-nın duasını eder. Bismişah Allah Allah , Hizmetlerin kabul muradın hasıl ola, Selmanı Farraşın şefaatı üzerinden eksik olmaya , gerçeğe hü mümine Ya Ali ...
Ferraş baba , gerisin geri yerine oturur, gözü daima Rehber ve Pir –dedir. Pir , bu arada Tarikat abdesti aldırmak için İbriktar hizmetçisini çağırır. Bu hizmet daha çok semboluk olarak ifade eder, gaye musahip canların ve cemat-in tarikat abdesti , temiz oluşu ve duruşu ifade eder. Zaten ceme gelen canlar her zaman temiz ve abdestini ve gusul abdestini alarak gelirler.
( Bizim köyde genellikle ,halkımız ,cemlere gelmeden önce kesinlikle en temiz giysilerini giyerler, beyaz ve fazla renkleri tercih etmezler, çünkü ibadet için gelirler,Allah-a karşı ve halkına karşı bir hataları oldu ise bağışlanmasını arzu eder. Rızalık alıp ,rızalık verir. Musahip erkanları genellikle güz aylarında tercih edilir. Çünkü ekin ve hasat işlemi tamamlanmış olur)
Tarikat abdesti için , daha önceden bu hizmeti yapmış ,ve layık görülmüş vede bu hizmete layık canlar tercih edilir.
Halkı arasında sevilip sayılan canlar ,bu hizmette olduğu gibi diğer hizmetler içinde geçerlidir. Evli olması tercih edilir ve de düşkün olmamasınada dikkat edilir. İşte böyle bir can da biraz sonra tarikat hizmeti (Tezekar ,hizmeti) hizmetini yapacaktır. Tezekar baba ile eşi ,Allah Muhammed Ali diyerek meydana gelirler ve elindekileri yan tarafa birakıp, seccadeyi niyaz eder, sonrada ayağa kalkarlar ayaklar mühürlü , erkek can sağ elini göğsüne kapatır. Bacı ise iki eli ile aynı şekilde oda sağ elini sol omuzuna doğru, sol elini sağ omuzuna doğru şekilde tutar ve ayaklar hühürlü ,başlar hafif öne eğik hayır himmet Pir-im der ve ‘’ Allah Muhammed Ya Ali ‘’ diyerek diz çökerler ve karşılıklı oturup , Pir-den destur alıp ve ilk önce kardeş can bacının eline su döker ve kurular, akabinde bacı kardeş can-ın eline ‘’Allah Muhammed Ya Ali’’ diyerek su döküp kurular . Aya kalkıp leğen ve ibrik kardeş canın elinde , havlu ise bacı-nın omuzunda iken kardeş can delilin dibine su dökerki, (Anlamı delil sonradan sır olurken elini suya batırıp;sonrada delili söndürür; üfleme ile delil sır olmaz , bizde iyi saymazlar.) Sonrada Pir_ın huzuruna varıp ,kardeş can sol elde leğen ,sağ elde ibrik ile öndeki canlara semboluk olarak olarak su döker , bacı ise elleri kurular, akabinde birlikte dara durup şu duayı okurlar.
Bismişah, Allah Allah . Ben Gulami Haydari-yem aduda emem pak . Çünkü bu hizmetin sahibi Selman-ı Pak, Gönlümüzü bağlayıp yuduk olduk pak. Bercemali Muhammed, kemal İmam Haan , İmam Hüseyin Aliy-ün Muhammed-e salavat. Allahümme salli ala seyyidine Muhammed ve ala Ali seyyidine Muhammed. Allah eyvallah nefes pirdedir.
Pir tezekara şu duayı verir:
‘’Bismişah Allah Allah. Hüzmetiniz kabul ola . Hakk Muhammed-Ali yardımcınız ola. Hızır kılavuzunuz ola. Emekleriniz boşa gitmeye , hizmetini andığınz erenlerin ,evliyaların himmetleri üzerinizde ola. Siz bizleri arındırdınız, Allah’ta sizlerin eksiklerinizi, noksanlarını bağışlasın. Dil bizden nefes Hazreti Hünkardan ola Gerçek erenler demine Hüü. Mümine Ya Ali.’’
Tezekar Allah Muhammed –Ali diyerek yere secde eder ve gerisin geri yerine oturup, gözü Rehber ve Pir-dedir.
Bu arada Kurban-cı .Koçlarla birlikte bekçi ve yardımcılar eşliğinde ,kırklar meydanına gelmek üzeredir, koçların yularından tutan ,kurbancı baba bakalım neler söleyecek.
Akıl ermez yaradanın işine
Muhammed Ali-ye indi bu kurban
Kurban olam kudretinin nuruna
Hasan ,Hüseyine indi bu kurban
Aslı Şah-ı Merdan güruhu naci
Hakikata bağlı bu yolun ucu
Senede bir kurban talibin borcu
Muhammed Mustafa-ya indi bu kurban
İsmail Peygamber,Allahın bir kulu
İnsan oğluna buldu bu dermanı
İbrahim peygamber,sıtkı ile geçti sınavı
Muhammed Mustafa indi bu kurban
Kurbancı baba kırklar meydanına üç adım kala, bu beyt-lerden sonra Allah Muhammed Ya Ali der ve solunda Ana, sağ başta gözcü baba ve bu arada musahip canlar ve hizmet sahipleride kıvam-a geçip, ayaklar mühürlü vaziyette ve kurbancı baba, Koçları kırklar meydanında bir tur attırıp, Pir’in huzurunda ‘’Nişan’’ getirmesi için meydanda gezdirmesi uygundur. Koç-un geviş getirmesi, işemesi, esneme, yada dışkılama gibi bir şey yapmasıdır. Bir süre beklenir; koç herhangi bir ‘’Nişan’’ göstermesse kurban sahipleri, eşiğin sağına ve soluna niyaz eder.; ardından yavaş yavaş meydana gelirler .Ön sağ ayağını güneşin doğduğu yöne tutar , Pir ,kurbanı tekbirler.
‘’Bismişah Allah Allah.
Nur-i Nebi,Keremi İmam Ali, Kurban-ı Halil, Ferman-ı Celil, Delil-i Cebrail,Tekbir-i İsmail!.. Diyelim Allah-ü Ekber,Allah-ü Ekber, Allah-ü Ekber! Lailahe illallahu vallahu eekber.
Allah-u ekber velillahil-hamd!..
La feta İlla Ali, La seyfe illa Zülfikar!
La hale ve la kuvvete ila billah.
Bercemal-i Muhammed, kemal-i İmam Hasan,İmam Hüseyin, Ali –ra bilende salavat!
(cem erenleri ile salavat verlir) -28-
Allahümme salli ala Seyyidine Muhammed ve ala Ali Seyyidine Ehl-i Beyti Muhammed
Kurbanınız kabul ola! Muradınız hasıl ola ! Her ne niyet ile huzurdaysanız niyetiniz kabul ola! Lokmalarımız Hakka yazıla ! Her bir parçası dertlere deva ,hastalara şifa vere! İsmail Peygamber-in kurbanı kabul olduğu gibi, inşallahta sizlerin kurbanlarınız kabul olur ! Cümlemizin duaları,niyetleri habul ve makbul ola! Dil bizden nefes Hazreti Hünkar-dan ola Gerçekler demine Hüü mümine Ya Ali.’’ Der ve kurbancı baba, koçlarla birlikte gerisin geri lokmacı canlara kurbanları teslim eder.
Bu arada,Ferraş baba gelir meydanı sıvazlar, gerisin geri hizmet sahiplerinin yanına gider.
Musahip canlar-da darda iken Pir, ‘’Allah’ın himmeti ,Ehlibeyt-in hürmeti yüzü suyu hürmetine v e bu yolda şehit binlerce şehitlerimiz aşkına varalım Hakka secdeye canlar’’ der.
Cemaat secdedeyken Pir,
‘’Bismişah Allah Allah. Elim Erde yüzüm yerde, gönlü Hakk-Muhammed-Ali yolunda , pir divanında , sıtkı gönülle, secdeye eğilmiş Allah Allah diyenlerin Allah her ne arzu ve istekleri varsa, arzu ve isteklerinize kavuştursun. Dilde dileklerinizi gönülde muradınızı versin. Rahman ve rahim Allahın himmetine sığınmışız. Bilerek veya bilmeyerek yapmış -29- olduğumuz hatalarımız oldu ise ,yü Tanrı ismi Hakkı için affola, Ehlibeyt-in yüzü suyu hürmetine cümlemizi merte ve nağmerte muhtaç eylemesin , Allah cümlemize erenlerimiz ve evliyalarımız-ın yolundan ayırmasın! Cemimiz kırklar cemi , sohbetimiz erenler meclisi olsun. Secdeniz kabul ,ibadetiniz Hakka yazıla ,dil bizden nefes Haktan olsun gerçekler demine Hüü mümine ya Ali’’.... Can cemaat sededen kalkar. Pir, Ferraş hizmetini davet eder. Süpürgeci baba ve ya ana meydanı tekrar sıvazlar ,tekrar yerine geçer.
Dede , gözcü babaya gerekli talimatı verip, kapılar kilitlenip, içerden dışarıya dışardan içeriye kimsenin alınmayacağını bildirir. Kapılara söve takılır . Amaç cem erkanı birlenip, esas cemin en önemli kısmına gelinmiştir. Bu kısım İbadet, Allaha yakarma, Yüce Tanrı yoluna kul olma , benlikten çıkıp birliğe Hakka giden yolda birlik olmak .
Pir ‘’Edep erkan mümine nişan’’ . Bütün cem cemaat birbiri ile niyazlaşıp, birbilerinin rızalığını almak anlamını ifade eder.
Pir, edep erkan cem cemat erenleri .
Bismişah Allah Allah,
Dergahına geldim niyaz eyledim
Medet Allah ,ya Muhammed, ya Ali
Aşkın kitabında ayaz eyledim
Medet Allah, ya Muhammed ,ya Ali
Nideyim sefayı, zevki dünyada
Budur muradımız, indi Huda-ya
Yarın mahşer günü, koyma cezada
Medet Allah, ya Muhammed, ya Ali
Mürvet kanısın, şefaat eyle
Dünya, ahirette selamet eyle
Kesme himmetini, inayet eyle
Medet Allah, ya Muhammed ,ya Ali
-30-
Niyazım var üstadıma pirime
Salavat eylerim destgirime
Katarından, didarından ayırma
Medet Allah, ya Muhammed, ya Ali
Pir Sultan Abdal’ım özüm Hakka bağlarım
Çoşkun sular gibi akar çağlarım
‘Nezir oldu ehlikarı! Hakikat abdestin birden aldılar! Mürşidin emrine buyur dediler! Ehlibeyt-in katarından hiç ayrılmadılar.Musahip canlar verdiler seri, Halka emsal olsun bu canların ehli imanı, Pir Sultan Abdal-dır yolunuz-un rehberi, nice musahip canlar geldi geçti, bu meydandan içeri, hepsine Hakk oldu Ehlibeyt-in nazarı, cümleniz razı olun bu meydanda oturan musahip canlardan razı. Nefesi bizden ,duası olsun On İki İmamlardan.
Musahiptir, müsahibin varisi
İkiside bir elmanın yarısı
Eyüp-ün teninde kovan arısı
O da inler inler bala getirir.
-Musahip, musahibin cankardeşidir.
-Musahip, musahibinin haldaşı, yldaşı ve sırdaşıdır.
-Musahip, musahibinin aşna-peşneşidir.
-Musahip, musahibini incitmez.
-Musahip,musahibinin hakkında kötü düşünmez.
-Musahip, musahibinden hiç bir şey gizlemez.
-Musahip, musahibini ateşten geri alır.
-Musahip, musahibiyle yaşı eşit olmalı.
-Musahipsiz canın özü yuyulmaz (Şah Hatayi)
Allahın birliğine,Ehlibeyt-in hürmetine, ve bu yolda şehit olan binlerce şehitlerimiz Hakkı için ,varalım Hakka secdeye.
‘’’Bismişah Allah Allah. Gönül birliği ile itikat bütünlüğü ile Eli erde, yüzü yerde. Hakkın huzurunda secde etmiş, bütün mümin müslim canların ,istek ve arzularını yerine getir, günahlarını af et, ya Rab. Meydanlarımız abad , cemlerimizi kırklar cemi, sohbetimiz erenler meclisi olsun. Yüce Allah cümlemizi doğru yoldan ayırmasın, Şu anda size Allah Allah ,diyen canların dilde dilekleri, gönülde muratlarını versin. Dualarımızı dergah-ı izzetinde kabul eyle.Emeklerimizi boşa çıkarmaya. Nuri nebi Keremi Ali, gülbankı Hünkar Hacı Bektaşi Veli. Dil bizden nefes Hakktan ola gerçeğe Hüü mümine ya Ali.. Pir dualarına devam eder.
Musahip Canlar Hakklarına Oldumu Razı?
Musahip erkanından ,bir gün sonra Pir-in evinde toplanırlar, toplanmadan önce Pir Sultan Abdal Tekke-sine varıp niyaz eder ; sonrada Pir-in huzuruna varırlar; Köyün ileri gelenleri ve On İki hizmet sahipleri, kurbancı ve Ahçı babalar hepsi hazır vaziyette oarada bulunmaktalar.
Pir ,musahip erkan-ındaki almış oldukları görevleri ve sorumluluklarını tekrar hatırlatır; vede On İki hizmet görevlerinden birisini almasını ifade ederler. Musahip canlar herhangi bir görevi kabul edip, bundan sonraki erkanlarda görev almak istedikleri bildirirler. Pir ve rehber aralarında görüşüp, sonra kendilerine bildireceklerini haber eder.
Yalnız her Peşembe akşamı lokma akşamında olmaları tembih edilir. Amaç bu yola daha adapte olmalarıdır. Ve de en önemlisi musahip olmayan canlara örnek olmaları gerekmektedir. Bu çok öneli çünkü ,kardeş olmak öyle kolay bir marifet değildir. Namus hariç , diğer tüm malları ortaktır. Ayrıyeten birlikten güç doğar.
‘’Noksanlık özümdedir,doğruluk Hakktandır.Ceddimin cümlenize niyazı’’....
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder